Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Vitrektomi Cerrahisi

Vitrektomi ameliyatları, gözün içini dolduran jel benzeri (vitreus) maddenin temizlenmesi ve retinayla ilgili müdahaleleri içeren ameliyatları içerir. Vitrektomi birçok göz hastalığı için bir  tedavi yöntemi olarak kabul edilir. Bunlar içinde göz içi kanamalar, şeker hastalığına bağlı ileri evre retinopatiler, makula deliği, makula kırışıklığı, retina dekolmanı, göz içi yabancı cisimler, göz cerrahileri sonrası gelişebilen enfeksiyonlar, göz merceğininin gözün içine düşmesi, göz içi tümörler, ileri evre prematüre retinopatileri sayılabilir. Göz kenarından göz uyuşturulduktan veya genel anesteziden sonra gözün beyaz kısmından uygun açılan 3 küçük girişten yapılan bir cerrahidir. Bu üç giriş, göz içine steril sıvı verilmesi, aydınlatma ve cerrahi aletlerle istenilen manevraları yapmak için kullanılır. Günümüzde gelişen teknoloji ve hassas aletler sayesinde dikiş atmadan bu cerrahiler gerçekleştirilebilmektedir.Vitrektomi ameliyatı sırasında gözün durumuna göre değişik işlemleri yapmamız…
Devamı

Fundus Floresein Anjiografi

Fundus floresein anjiografi (retina anjiografisi), göz bebekleri damlalar yardımı ile büyütüldükten sonra floresein boyasının 5cc kadar kol toplardamarlarından birine verilmesi sonrası, 8-10 saniye içinde göze ulaşan boyanın görünür hale getirdiği retina damarsal sisteminin fotoğraflanması işlemidir. Retina hastalıklarına tanı konulmasında ve tedavi edilecek bölgelerin gösterilmesinde göz hekimine yardımcı olması amacıyla kullanılmaktadır. Damarları açma ve tedavi etme özelliği yoktur. İşlem sırasında bazı hastalarda geçici bulantı olabilir. Çok nadiren ilaca karşı oluşan alerjik reaksiyonlara bağlı ciddi yan etkiler olabilir. İşlemden sonra 2 gün kadar hastanın cilt rengi sararır, idrar rengi koyulaşır. Ağır karaciğer ve böbrek hastalarında, hamilelerde kullanımı önerilmez. Şekil 1: Solda sağlıklı bir bireyin, sağda ise proliferatif (ileri) diyabetik retinopati tanılı bir olgunun fundus fluorescein anjiografi değerlendirmesi izlenmekte. Diyabetik retinopatili olguda anormal…
Devamı

Blefaroşalazis ve Dermatoşalazis

Ataklar halinde göz kapaklarının şişmesi (blefaroşalazis) ya da yaşa bağlı göz kapağı dokularının gevşemesinden (dermatoşalazis) kaynaklanan kapakların bollaşması ve sarkmasıdır.Genelde de yaşa bağlı ortaya çıkan bir durumdur.Tanı fizik muayene ve anamnez (hasta öyküsü) ile konur.Tedavisi cerrahi olarak bollaşmış cildin varsa da ileri doğru yer değiştiren yağların bir miktar alınıp bir miktar da yerine yerleştirilmesidir. Şekil 1: Dermatoşalazis tanılı olgunun ameliyat öncesi (üstte) ve ameliyat sonrası (altta) görünümü izlenmekte
Devamı

Diyabetik Retinopati

Diyabet Nedir?Diyabet diğer adıyla şeker hastalığı, pankreas dokusundan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu kan şekerinin yükselmesine bağlı oluşan bir damar hastalığıdır. Tip 1 diyabet genelde 30 yaşından önce başlar insülin eksikliği mevcuttur. İnsülin enjeksiyonları gerekir. Tip 2 diyabet genelde 40 yaşından sonra görülür, vücutta insülin üretimi eksik veya kullanımında bozukluk vardır. Diyabet sistemik bir hastalık olduğundan tedavi edilmediğinde birçok organda sorun yaratabilmekle birlikte özellikle damardan zengin olan göz, böbrek ve sinir dokusunda ciddi problemler yaratmaktadır.Şekil 1: Solda hastanemize proliferatif (ileri) diyabetik retinopati sebebiyle refere edilen bir olgunun arka segment görünümü izlenmekte. Sağda ise aynı hastanın argon lazer fotokoagülasyon tedavisi sonrası retina görünümü izlenmekte, yeni lazer spotları beyaz noktalar olarak seçilebilmektedir.Diyabetik Retinopati Nedir?Diyabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gözün…
Devamı

Glokom

Glokom Nedir?Glokom ilerleyici görme alanı kaybı ile karakterize bir optik nöropatidir. Bilinen en önemli risk faktörü göz içi basıncı yüksekliği olmakla birlikte, optik sinir kan akım azlığı (düşük perfüzyon basıncı), oksidatif stres gibi mekanizmaların da süreçte rol oynadığı bilinmektedir. Normalde göz içi basıncı 10-20 mmHG aralığındadır, 20 mmHG’nın üzerindeki ölçümler glokom varlığı açısından ileri araştırma gerektirir. Bununla beraber bazı glokom tiplerinde (örn. normotansif glokom) göz içi basıncı normal aralıkta seyredebilmektedir. Glokom sinsi bir hastalıktır ve genellikle hiçbir bulgu vermeden yavaş yavaş ilerler. Ayrıca glokoma bağlı görme kaybı bir kez oluştuğunda hasarı geri döndürmek mümkün değildir. Dolayısıyla risk faktörü taşıyan (ailede glokom öyküsü olan, myopik, üveit atağı geçirmiş, 40 yaş üzeri, uzun dönem kortizon kulanım hikayesi olan vb) kişilerin belirli aralıklarla muayene olmaları ve göz tansiyonlarını ölçtürmeleri önerilmektedir.  Glokom Belirtileri Nelerdir?Glokom…
Devamı

Eğitim Programımız

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu