Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Maküla Ödemi

Maküla Ödemi Nedir?Maküler ödem merkezi görme kaybının en sık sebeplerinden birisidir. Makülada retina içerisinde sıvı toplanır. Ödem retina içi kistler şeklinde olduğundan bu duruma kistoid maküla ödemi denilir. Ödem geliştiğinde hastanın merkezi görmesi bozulur. Şekil 1: Sağlıklı bir bireyin maküla OCT görünümü Maküla Ödemi Risk Faktörleri Nelerdir?Katarakt cerrahisi, yaşa bağlı maküla dejenerasansı, üveit, diyabet, retinal damar tıkanıklığı veya ilaç toksisitesiyle ilişkili olabilir. Katarakt ameliyatını takiben daha çok iki ila dört ay arasında bazen ise daha geç olarak ilk 1 yıl içinde %1-3 olasılıkla kistoid makula ödemi ortaya çıkar. Maküla Ödemi Belirtileri Nelerdir?Bulanık görme ve merkezi görmede azalma ile kendini gösterir. Ancak bu klinik tablo bir hastalığa çok özgün olmayıp değişik hastalıklarda görülebilmesi sebebiyle göz hekimi tarafından ayırıcı tanı maksadıyla iyi araştırılması gerekir.Şekil 2: Solda hastanemizde takipli, diabetik maküla ödemi tanılı bir…
Devamı

Optik Koherens Tomografisi

Optik koherens tomografi (OKT / OCT) retina, özellikle maküla ve optik sinir başı anatomisinin görüntülenmesini sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. Girişimsel bir yöntem değildir. Kızıl ötesine yakın lazer ışınları yardımıyla dokuların geri yansıtma özelliklerini kullanarak retinanın iç yapısı hakkında yüksek çözünürlükte bilgiler sağlar. Gözün önden arkaya makülaya kadar şeffaf ortamlardan oluşması nedeniyle bu yöntem sayesinde bir nevi maküladan canlı biopsi yaparcasına kesit alarak bilgi sahibi olmak mümkün olmaktadır. Retina yapılarının yansıtıcılık derecelerine göre farklı renklendirilmiş kesitlerde retinanın her bir hücre tabakasını ayrı ayrı görebilmek mümkündür. Şekil 1: Maküla ödeminin OCT’deki görünümü (üstte), Maküla deliğinin OCT’deki görünümü (altta)Şekil 2: Epiretinal membranın OCT’deki görünümü (üstte), yaş tip yaşa bağlı maküla dejenerasyonuna bağlı koroid neovasküler membranın OCT’deki görünümü (altta)Bu sayede normal ve patolojik dokular hakkında yapısal bilgilerin yanısıra…
Devamı

Fundus Floresein Anjiografi

Fundus floresein anjiografi (retina anjiografisi), göz bebekleri damlalar yardımı ile büyütüldükten sonra floresein boyasının 5cc kadar kol toplardamarlarından birine verilmesi sonrası, 8-10 saniye içinde göze ulaşan boyanın görünür hale getirdiği retina damarsal sisteminin fotoğraflanması işlemidir. Retina hastalıklarına tanı konulmasında ve tedavi edilecek bölgelerin gösterilmesinde göz hekimine yardımcı olması amacıyla kullanılmaktadır. Damarları açma ve tedavi etme özelliği yoktur. İşlem sırasında bazı hastalarda geçici bulantı olabilir. Çok nadiren ilaca karşı oluşan alerjik reaksiyonlara bağlı ciddi yan etkiler olabilir. İşlemden sonra 2 gün kadar hastanın cilt rengi sararır, idrar rengi koyulaşır. Ağır karaciğer ve böbrek hastalarında, hamilelerde kullanımı önerilmez. Şekil 1: Solda sağlıklı bir bireyin, sağda ise proliferatif (ileri) diyabetik retinopati tanılı bir olgunun fundus fluorescein anjiografi değerlendirmesi izlenmekte. Diyabetik retinopatili olguda anormal…
Devamı

Katarakt

Katarakt Nedir?Göz merceğinin şeffaflığını yitirerek bulanıklaşmasına katarakt denir. Günümüzde büyük oranda başarıyla tedavi edilebilmektedir. Katarakt Risk Faktörleri Nelerdir?En sık görülen tipi ilerleyen yaşa bağlı görülen katarakttır. Sistemik hastalıklarla görülebilen kataraktlar vardır; bunlar diyabet, myotonik distrofi, atopik dermatit, nörofibromatozis-2 ve bazı doğumsal metabolik hastalıklardır. Göz hastalıklarına ikincil kataraktlar görülebilir; bunlar kronik üveitler, akut açı kapanması glokomları, yüksek miyopiler, herediter fundus distrofileri’dir. Göz travmalarına, sistemik bazı ilaçlara ikincil kataraktlar görülebilir. Ayrıca  ailevi ve konjenital (doğumsal) katarakt olguları da mevcuttur. Böyle olgularda altta yatabilecek sistemik hastalıklar, anne karnında geçirilmiş enfeksiyonlar ve gebelikte kullanılan ilaçlar araştırılmalıdır. Şekil 1: Solda sağlıklı göz ile katarakt tanılı gözün demonstrasyonu, sağda ise fakoemülsifikasyon ile katarakt cerrahisi ve…
Devamı

Glokom

Glokom Nedir?Glokom ilerleyici görme alanı kaybı ile karakterize bir optik nöropatidir. Bilinen en önemli risk faktörü göz içi basıncı yüksekliği olmakla birlikte, optik sinir kan akım azlığı (düşük perfüzyon basıncı), oksidatif stres gibi mekanizmaların da süreçte rol oynadığı bilinmektedir. Normalde göz içi basıncı 10-20 mmHG aralığındadır, 20 mmHG’nın üzerindeki ölçümler glokom varlığı açısından ileri araştırma gerektirir. Bununla beraber bazı glokom tiplerinde (örn. normotansif glokom) göz içi basıncı normal aralıkta seyredebilmektedir. Glokom sinsi bir hastalıktır ve genellikle hiçbir bulgu vermeden yavaş yavaş ilerler. Ayrıca glokoma bağlı görme kaybı bir kez oluştuğunda hasarı geri döndürmek mümkün değildir. Dolayısıyla risk faktörü taşıyan (ailede glokom öyküsü olan, myopik, üveit atağı geçirmiş, 40 yaş üzeri, uzun dönem kortizon kulanım hikayesi olan vb) kişilerin belirli aralıklarla muayene olmaları ve göz tansiyonlarını ölçtürmeleri önerilmektedir.  Glokom Belirtileri Nelerdir?Glokom…
Devamı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu