Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Glokom

Glokom Nedir?Glokom ilerleyici görme alanı kaybı ile karakterize bir optik nöropatidir. Bilinen en önemli risk faktörü göz içi basıncı yüksekliği olmakla birlikte, optik sinir kan akım azlığı (düşük perfüzyon basıncı), oksidatif stres gibi mekanizmaların da süreçte rol oynadığı bilinmektedir. Normalde göz içi basıncı 10-20 mmHG aralığındadır, 20 mmHG’nın üzerindeki ölçümler glokom varlığı açısından ileri araştırma gerektirir. Bununla beraber bazı glokom tiplerinde (örn. normotansif glokom) göz içi basıncı normal aralıkta seyredebilmektedir. Glokom sinsi bir hastalıktır ve genellikle hiçbir bulgu vermeden yavaş yavaş ilerler. Ayrıca glokoma bağlı görme kaybı bir kez oluştuğunda hasarı geri döndürmek mümkün değildir. Dolayısıyla risk faktörü taşıyan (ailede glokom öyküsü olan, myopik, üveit atağı geçirmiş, 40 yaş üzeri, uzun dönem kortizon kulanım hikayesi olan vb) kişilerin belirli aralıklarla muayene olmaları ve göz tansiyonlarını ölçtürmeleri önerilmektedir.  Glokom Belirtileri Nelerdir?Glokom…
Devamı

Fundus Floresein Anjiografi

Fundus floresein anjiografi (retina anjiografisi), göz bebekleri damlalar yardımı ile büyütüldükten sonra floresein boyasının 5cc kadar kol toplardamarlarından birine verilmesi sonrası, 8-10 saniye içinde göze ulaşan boyanın görünür hale getirdiği retina damarsal sisteminin fotoğraflanması işlemidir. Retina hastalıklarına tanı konulmasında ve tedavi edilecek bölgelerin gösterilmesinde göz hekimine yardımcı olması amacıyla kullanılmaktadır. Damarları açma ve tedavi etme özelliği yoktur. İşlem sırasında bazı hastalarda geçici bulantı olabilir. Çok nadiren ilaca karşı oluşan alerjik reaksiyonlara bağlı ciddi yan etkiler olabilir. İşlemden sonra 2 gün kadar hastanın cilt rengi sararır, idrar rengi koyulaşır. Ağır karaciğer ve böbrek hastalarında, hamilelerde kullanımı önerilmez. Şekil 1: Solda sağlıklı bir bireyin, sağda ise proliferatif (ileri) diyabetik retinopati tanılı bir olgunun fundus fluorescein anjiografi değerlendirmesi izlenmekte. Diyabetik retinopatili olguda anormal…
Devamı

Maküla Deliği

Maküla Deliği Nedir?Gözde merkezi görmeyi sağlayan makülanın merkezinde oluşan deliktir. Dört evresi vardır.  Şekil 1: Hastanemizde tam kat maküla deliği tanısıyla ameliyat edilen hastamızın ameliyat öncesi (solda) ve ameliyat sonrası (sağda) OCT Multicolor mod görünümü izlenmekte. Maküla Deliği için Risk Faktörleri Nelerdir?Sıklıkla yaşlanmaya bağlı vitreusun maküladan ayrılmasıyla oluşur. Yaklaşık olarak 1000’de 3 oranında görülür. Bir göz etkilendiğinde diğer gözde 5 yıl içinde gelişme ihtimali %10’dur. Genellikle 50 yaş sonrası göz rahatsızlığı olmayan bireyleri etkiler. Kadınlarda daha sık görülür. Yüksek miyopi, travma, göz içi iltihaplanması, retina dekolmanı ve diğer göz hastalıklarına bağlı da gelişebilir. Maküla Deliği Belirtileri Nelerdir?Hastalık, merkezi görmede çarpıklık ve bulanıklık şeklinde başlar. Deliğin haftalar ve aylar içerisinde büyümesiyle merkezi görme ciddi şekilde etkilenir. Göz bebekleri damla yardımıyla büyütüldükten sonra yapılan retina muayenesinde…
Devamı

Göz İçi İlaç Enjeksiyonları

Göz içine ilacın doğrudan ulaşmasını sağlamak amacıyla vitreus içine yapılan enjeksiyonlar intravitreal (göz içi) enjeksiyonları olarak isimlendirilir.Vitreus içine ilaç uygulamalarının önemli avantajları vardır. Çok düşük dozda verilen intravitreal ilaç bile istenilen dokuya hızla ulaşır. Uygulama göz içine yapıldığından vücudun diğer dokularına bir yan etki gösterme oranı çok düşüktür. Çünkü uygulanan miktar hem çok az hem de göz içine uygulanan ilaçların kan dolaşımına geçme oranları çok düşüktür. Hastaların büyük bir kısmı gözünün içine iğne yapılması teriminden çok korkar ve çekinirler. Aslında enjeksiyon birkaç saniye sürer ve çok ince iğnelerle yapıldığı için ağrı vermez. Uygulama dokularda uyuşma sağlanması için lokal anestezik damla uygulamasıyla başlar. Enjeksiyon yerine ince bir iğneyle az miktarda anestezik ilaç uygulanır. Daha sonra da ilaç enjeksiyonu yapılır. Bu işlemin en önemli riski çok nadir olarak gelişen göz içi enfeksiyonudur (endoftalmi). Enfeksiyon riskini…
Devamı

Retinal Damar Tıkanıklıkları

Retinal Damar Tıkanıklığı Hastalığı Nedir?Retinada atar ve toplardamarlardan oluşan son derece yaygın damarlar sistemi bulunmaktadır. Retinanın toplardamarlarında meydana gelen bir tıkanıklığa retinal ven tıkanıklığı, atardamarlarında meydana gelen tıkanıklığa ise retinal arter tıkanıklığı denir.Şekil 1: Solda retinal ven dal tıkanıklığı tanılı bir olgunun, sağda ise hastanemizde argon lazer fotokoagülasyon tedavisi uygulanmış benzer bir olgunun arka segment görünümü izlenmekteRetinal Damar Tıkanıklığı Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?Retina ven tıkanıklıkları sıklıkla 50-60 yaş arasında görülür, hipertansiyon, damar sertliği, pıhtılaşma problemleri ve diyabeti olan hastalar risk altındadırlar. Retinal arter tıkanıklıklarına genellikle kan dolaşımındaki küçük bir emboli (pıhtı) neden olur. Yüksek kan kolesterol değerleri, kalp hastalığı, arteriyoskleroz, sistemik hipertansiyon, diyabet ve retinal arter tıkanıklığı için risk faktörleridir. Retina Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?Her…
Devamı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu