Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Glokom

Glokom Nedir?Glokom ilerleyici görme alanı kaybı ile karakterize bir optik nöropatidir. Bilinen en önemli risk faktörü göz içi basıncı yüksekliği olmakla birlikte, optik sinir kan akım azlığı (düşük perfüzyon basıncı), oksidatif stres gibi mekanizmaların da süreçte rol oynadığı bilinmektedir. Normalde göz içi basıncı 10-20 mmHG aralığındadır, 20 mmHG’nın üzerindeki ölçümler glokom varlığı açısından ileri araştırma gerektirir. Bununla beraber bazı glokom tiplerinde (örn. normotansif glokom) göz içi basıncı normal aralıkta seyredebilmektedir. Glokom sinsi bir hastalıktır ve genellikle hiçbir bulgu vermeden yavaş yavaş ilerler. Ayrıca glokoma bağlı görme kaybı bir kez oluştuğunda hasarı geri döndürmek mümkün değildir. Dolayısıyla risk faktörü taşıyan (ailede glokom öyküsü olan, myopik, üveit atağı geçirmiş, 40 yaş üzeri, uzun dönem kortizon kulanım hikayesi olan vb) kişilerin belirli aralıklarla muayene olmaları ve göz tansiyonlarını ölçtürmeleri önerilmektedir.  Glokom Belirtileri Nelerdir?Glokom…
Devamı

Optik Koherens Tomografisi

Optik koherens tomografi (OKT / OCT) retina, özellikle maküla ve optik sinir başı anatomisinin görüntülenmesini sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. Girişimsel bir yöntem değildir. Kızıl ötesine yakın lazer ışınları yardımıyla dokuların geri yansıtma özelliklerini kullanarak retinanın iç yapısı hakkında yüksek çözünürlükte bilgiler sağlar. Gözün önden arkaya makülaya kadar şeffaf ortamlardan oluşması nedeniyle bu yöntem sayesinde bir nevi maküladan canlı biopsi yaparcasına kesit alarak bilgi sahibi olmak mümkün olmaktadır. Retina yapılarının yansıtıcılık derecelerine göre farklı renklendirilmiş kesitlerde retinanın her bir hücre tabakasını ayrı ayrı görebilmek mümkündür. Şekil 1: Maküla ödeminin OCT’deki görünümü (üstte), Maküla deliğinin OCT’deki görünümü (altta)Şekil 2: Epiretinal membranın OCT’deki görünümü (üstte), yaş tip yaşa bağlı maküla dejenerasyonuna bağlı koroid neovasküler membranın OCT’deki görünümü (altta)Bu sayede normal ve patolojik dokular hakkında yapısal bilgilerin yanısıra…
Devamı

Retina Hastalıklarında Kök Hücre Tedavisi

Günümüzde, ileri evre kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu (kuru tip sarı nokta hastalığı), Stargardt Hastalığı ve retinitis pigmentosa (tavuk karası), optik atrofi gibi sinir hücrelerinin kalıcı kaybı ile seyreden hastalıklar için halen geçerli bir tedavi bulunmamaktadır. Bu tip hastalıklar için kök hücre tedavisi, gen tedavisi, retina protezi (biyonik göz) başta olmak üzere birçok tedavi denenmiş ve denenmeye devam etmektedir. 1-5 Kök hücre tedavisinde, embriyodan (ceninden), umbilikal korddan (göbek bağından), amniyon sıvısından ya da hastanın kendi vücudundan elde edilen progenitör (kök) hücreler kullanılmaktadır. Elde edilen kök hücre; göz içine (intravitreal ya da suprakoroidal alana) enjekte edilebilmekte ya da ameliyat ile retina altına yerleştirilebilmektedir. Ancak yapılan çalışmalar kök hücre nakli ile çoğu hastada görme artışı sağlanamadığı ve hatta bazı hastalarda gözde ciddi iltihabi reaksiyon, retina dekolmanı, gözde küçülme ve görmenin tamamen kaybı gibi ciddi…
Devamı

Sarı Nokta Hastalığında Özel Mercekler

Sarı Nokta Hastalığında Kaybedilen Görmenin Geri KazanımıSarı nokta hastalığı’na (yaşa bağlı makula dejenerasyonu) bağlı görme yetisini ciddi oranda kaybetmiş olan hastalarda görmeyi arttırmak amacıyla az görenlere yardım şeklinde teleskopik gözlükler ve büyüteçler kullanılabilmektedir. (1) Fakat sosyal yaşamda bu araçları kullanmak bir dizi zorluklar getirmektedir. Bu nedenle bunların yerine göz içine uygulanabilecek çeşitli implantlar ile kişilerin sosyal hayatlarında olumlu değişimler yaratılmaya çalışılmıştır.Göz içi implantların başlıcaları, teleskopik gözlüklerin yerini alan teleskopik implantlar, büyüteç görevi gören add-on lensler ve prizmatik göz içi merceklerdir. Teleskopik implantların çalışma mekanizması iki türlüdür. Birinde aynalar kullanılarak, diğerlerinde ise mercekler kullanılarak görüntü büyütülür. (2,3) Bu implantların çalışma prensibindeki amaç merkezi bölgede yer alan minyatür aynalar veya büyütme özelliği olan mercekler ile görüntüyü büyüterek sarı noktaya büyütülmüş…
Devamı

Retinal Damar Tıkanıklıkları

Retinal Damar Tıkanıklığı Hastalığı Nedir?Retinada atar ve toplardamarlardan oluşan son derece yaygın damarlar sistemi bulunmaktadır. Retinanın toplardamarlarında meydana gelen bir tıkanıklığa retinal ven tıkanıklığı, atardamarlarında meydana gelen tıkanıklığa ise retinal arter tıkanıklığı denir.Şekil 1: Solda retinal ven dal tıkanıklığı tanılı bir olgunun, sağda ise hastanemizde argon lazer fotokoagülasyon tedavisi uygulanmış benzer bir olgunun arka segment görünümü izlenmekteRetinal Damar Tıkanıklığı Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?Retina ven tıkanıklıkları sıklıkla 50-60 yaş arasında görülür, hipertansiyon, damar sertliği, pıhtılaşma problemleri ve diyabeti olan hastalar risk altındadırlar. Retinal arter tıkanıklıklarına genellikle kan dolaşımındaki küçük bir emboli (pıhtı) neden olur. Yüksek kan kolesterol değerleri, kalp hastalığı, arteriyoskleroz, sistemik hipertansiyon, diyabet ve retinal arter tıkanıklığı için risk faktörleridir. Retina Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?Her…
Devamı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu