Yaz aylarında her gün evlerde, ofislerde, arabalarda kullanılan klimalar, çeşitli göz hastalıklarına sebep olan problemleri de beraberinde getiriyor. Klimalar, ortamdaki nemli havayı çekerek, soğuk kuru hava üfleyen sistemlerdir, bu nedenle gözyaşının buharlaşmasını hızlandırır veya gözyaşı üretimini olumsuz etkiler. Yaygın olmasına karşın göz kuruluğu çok sayıda insanı etkileyen fakat en az bilinen göz rahatsızlıkları arasında yer alır.

Toz, duman, kimyasallar ve klimanın yaratmış olduğu kuru hava en önemli risk faktörleridir. Kontakt lens kullananlar ve refraktif lazer ameliyatı geçirenlerde yanma-batma olmaksızın, görme kalitesinde bozulma ve kızarıklıklar olabilir.  Eksik olan gözyaşı suni gözyaşları tarafından tamamlanabilmektedir ancak bulunduğunuz ortamdaki havayı nemli tutmak en etkili çözümdür.
 
Klimaların bulunduğu ortamlarda göz kuruluğundan etkilenmemek için;
 
- Klimanın üfleme yönü kesinlikle yüzümüze doğru olmamalıdır.
- Gözlerinizde gözyaşı üretimine dair eksiklik varsa yaz aylarında mutlaka yapay gözyaşı desteği verilmelidir.
- Omega-3 yönünden zengin beslenme, göz sağlığı açısından oldukça önemlidir. 
- Klimalı ofislerde bilgisayar karşısında 20 dakikada bir 20 saniyelik molalar, 45 dakikada bir 15 dakikalık molalar verilmelidir.
- Uyuduğumuz odadaki hava nemli olmalıdır. Ayrıca uçuş kabinlerinde nem oranı son derece düşüktür. Uçağa bindiğinizde yapay gözyaşı damlatmak gözü rahatlatır. Arabalarda ise, klima fanları direkt olarak yüze çevrilmemelidir.

Haberi Paylaş: Facebook Twitter